
Eşim boşanmak istemiyor ne yapmalıyım sorusu, aile mahkemelerine gelen dosyaların önemli bir bölümünün çıkış noktasıdır. Evliliği bitirme kararı iki kişinin ortak kararı olmak zorunda değildir. Türk hukukunda boşanma, karşı tarafın onayına bağlanmış bir işlem değildir.
Avukatınızla görüntülü görüşün
30 dakika · görüntülü/sesli görüşme · 2.500 ₺ + KDV'den başlayan ücret
Karşı tarafın direnmesi süreci uzatır, zorlaştırır, bazen duygusal olarak yıpratır. Ama kapatmaz. Önemli olan hangi boşanma sebebine dayanılacağı ve elde hangi delillerin bulunduğudur. Dosyanın kaderini eşin rızası değil, kusurun ispat edilip edilemediği belirler.
Eşinizin rızası olmadan da boşanma davası açabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ispat edilirse mahkeme tek taraflı talep üzerine boşanmaya karar verir. Dava reddedilirse, ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl ortak hayat kurulmamışsa m.166/4 yolu açılır.
Eşim İstemezse Boşanma Davası Açabilir miyim?
Evet. Boşanma davası tek taraflı olarak açılabilen bir davadır ve karşı tarafın onayı dava şartı değildir. Eşin katılmaması davayı düşürmez. Mahkeme, dayanılan sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğini toplanan delillere göre değerlendirir.
Tek taraflı (çekişmeli) boşanma davası açma hakkı
Boşanma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Eşlerden biri tek başına aile mahkemesine dilekçe vererek davayı başlatabilir. Karşı taraf dilekçeye cevap vermese, duruşmaya hiç gelmese bile yargılama yürür ve delillere göre hüküm kurulur. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır.
Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasındaki temel fark
Anlaşmalı boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların birlikte başvurması ve nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı başlıklarında imzalı bir protokol sunulması gerekir. Bu şartlardan biri eksikse dosya çekişmeli olarak görülür. Çekişmeli boşanma süreci delil toplama ve tanık dinleme aşamalarını içerdiği için daha uzun sürer.
Eşin razı olmamasının süreci nasıl etkilediği
Rıza yokluğu davanın sonucunu değil, süresini ve ispat yükünü etkiler. Anlaşmalı boşanmada tek duruşmada sonuç alınabilirken, çekişmeli dosyalarda tanık dinlenmesi, sosyal inceleme raporu ve bilirkişi aşamaları devreye girer. Karşı taraf her aşamaya itiraz ederse istinaf süreci de eklenir.
Dosyanın hukuki olarak değerlendirilmesi neden ilk adımdır
Yanlış sebebe dayanarak açılan dava, delil güçlü olsa bile reddedilebilir. Zina iddiasında altı aylık hak düşürücü süre kaçırılmışsa aynı olaya artık m.161 kapsamında dayanılamaz. Dilekçe verilmeden önce olayların tarih sırasıyla çıkarılması ve hangi maddeye girdiğinin belirlenmesi gerekir. Görüntülü avukat danışma görüşmesinde bu ön değerlendirme yapılabilir.
Eşim Neden Boşanmak İstemiyor Olabilir?
Direnmenin ardında çoğu zaman duygusal değil mali bir hesap vardır. Nafaka yükümlülüğü, tazminat riski, evin ve arabanın akıbeti, çocukla kurulacak ilişki. Bu kaygıların hangisinin baskın olduğunu anlamak, izlenecek stratejinin de yönünü belirler.
Nafaka ile mal paylaşımına ilişkin mali kaygılar
Boşanmayı reddeden eşin ilk kaygısı genellikle ödemek zorunda kalacağı tutarlardır. Yoksulluk nafakası süresizdir ve bu kalem çoğu dosyada asıl direnç noktasını oluşturur. Edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında evin yarı değerinin talep edilecek olması da benzer bir etki yaratır. Ziynet eşyaları ve düğün takıları konusundaki uyuşmazlık da sık görülür.
Çocukların velayeti ile ilgili kaygılar
Velayeti kaybetme korkusu, boşanmaya karşı çıkmanın sık rastlanan sebebidir. Mahkeme velayeti belirlerken çocuğun üstün yararını esas alır, tarafların isteğini değil. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn çocukla kişisel ilişki kurar ve iştirak nafakası öder. Sekiz yaşını dolduran çocuğun görüşü mahkemece dinlenir.
Süreci uzatarak pazarlık gücü elde etme çabası
Bazı dosyalarda direnme bilinçli bir müzakere taktiğidir. Tebligatı almamak, sürekli mazeret bildirmek, her ara karara itiraz etmek bu yöntemin parçasıdır. Amaç, karşı tarafı yıpratıp daha düşük bir mali sonuca razı etmektir. Mahkemeler bu davranış kalıbını tanır ve mazeretleri sınırlı sayıda kabul eder.
Duygusal nedenler ve barışma beklentisi
Karşı taraf gerçekten evliliğin sürebileceğine inanıyor olabilir. Bu inanç samimi olsa da tek başına davayı engellemez. Evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmesi beklenmeyecek derecede sarsıldığı ispat edildiğinde, taraflardan birinin devam etme isteği sonucu değiştirmez. Aile danışmanlığı hizmetlerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birimleri üzerinden ulaşılabilir.
Kaygıların hukuki stratejiye etkisi
Direncin kaynağı mali ise, mal rejimi ve nafaka başlıklarında gerçekçi bir teklif dosyayı hızla çözebilir. Kaygı velayete ilişkinse, kişisel ilişkinin geniş düzenlenmesi karşı tarafı ikna edebilir. Sebebi anlamadan yapılan her teklif boşa gider ve pazarlık gücünü zayıflatır.
Tek Taraflı Boşanma Davasında Dayanılabilecek Sebepler
Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini özel ve genel olmak üzere ikiye ayırır. Zina, hayata kast, suç işleme, terk ve akıl hastalığı özel sebeplerdir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ise genel sebeptir ve uygulamada dosyaların büyük çoğunluğu bu maddeye dayanır.
| Boşanma sebebi | Kanun maddesi | Süre sınırı |
|---|---|---|
| Zina | TMK m.161 | 6 ay ve 5 yıl |
| Hayata kast | TMK m.162 | 6 ay ve 5 yıl |
| Terk | TMK m.164 | 6 ay ve 2 ay |
| Temelden sarsılma | TMK m.166/1 | Süre yok |
| Fiili ayrılık | TMK m.166/4 | 3 yıl |
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1)
Ortak hayatın sürdürülmesi kendilerinden beklenemeyecek derecede sarsılmışsa eşlerden biri boşanma davası açabilir. Güven sarsıcı davranış, sürekli hakaret, ilgisizlik, ekonomik şiddet, ailenin müdahalesine sessiz kalmak bu kapsamda değerlendirilir. Hak düşürücü süre öngörülmediği için eski olaylara da dayanılabilir.
Zina (TMK m.161) ve hak düşürücü süreler
Zina, evli eşin karşı cinsten biriyle isteyerek cinsel ilişki kurmasıdır. Dava hakkı, olayı öğrenmeden itibaren altı ay ve her hal ile beş yıl geçmekle düşer. Affeden dava açamaz. Süre kaçırıldığında aynı olaylar m.166/1 kapsamında güven sarsıcı davranış olarak ileri sürülebilir.
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m.162)
Öldürmeye teşebbüs, işkence niteliğindeki davranışlar, ağır onur kırıcı fiiller bu maddeye girer. Dava açma hakkı öğrenmeden itibaren altı ay ve fiilden itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır. Darp raporu, savcılık dosyası ve tanık beyanı en güçlü delillerdir. Fiilin ayrıca suç oluşturması ceza yargılamasını da başlatır.
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163)
Küçük düşürücü bir suç işleyen veya haysiyetsiz bir yaşam süren eşe karşı, birlikte yaşamanın beklenemeyeceği hallerde dava açılabilir. Bu sebepte hak düşürücü süre yoktur ve durum devam ettiği sürece dava açılabilir. Kumar bağımlılığı ve süreklilik gösteren fuhuş ilişkisi uygulamada bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Terk (TMK m.164) ihtarı ve akıl hastalığı (TMK m.165)
Terk sebebine dayanmak için eşin ortak konutu haklı sebep olmaksızın terk etmesi ve ayrılığın en az altı ay sürmesi gerekir. Akıl hastalığında ise hastalığın iyileşmez nitelikte olduğunun resmi sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi ve ortak hayatın çekilmez hale gelmesi aranır.

Kusur Nasıl İspatlanır?
İddia eden ispat eder. Boşanma davasında kusur, tanık beyanı, yazışma kayıtları, sağlık raporu, kolluk tutanağı ve banka hareketleriyle ortaya konur. Hukuka aykırı yolla elde edilen delil ise dosyaya girse bile hükme esas alınmaz.
Tanık beyanlarının önemi ve tanık seçimi
Aile mahkemelerinde tanık, dosyanın belkemiğidir. Olayı bizzat gören veya duyan kişiler dinlenir, kulaktan dolma anlatımın değeri düşüktür. Akrabaların tanıklığı kabul edilir, tek başına akraba beyanına dayanan iddia ise ihtiyatla karşılanır. Tanık listesi dilekçeyle veya mahkemenin verdiği kesin süre içinde sunulmalıdır.
Mesaj, e-posta ve sosyal medya kayıtlarının kullanımı
Eşin kendi rızasıyla gönderdiği mesajlar, ortak kullanılan hesaplardaki paylaşımlar ve açık profillerdeki içerikler delil olarak sunulabilir. Ekran görüntüsü tek başına zayıftır, mümkünse cihaz üzerinden inceleme talep edilmelidir. Karşı taraf içeriği inkar ederse bilirkişi incelemesi istenebilir. Boşanma davasında deliller konusu dosyanın seyrini doğrudan belirler.
Gizli kayıt ile takip cihazı hukuka aykırı delil sayılır mı
Eşin telefonuna casus yazılım yüklemek, aracına takip cihazı koymak, habersiz ses kaydı almak kural olarak hukuka aykırıdır. Bu yolla elde edilen delil hükme esas alınmaz ve ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir. Yargıtay yerleşik içtihadına göre, kişinin kendi konutunda ani gelişen bir olay sırasında aldığı kayıt sınırlı hallerde kabul edilmektedir.
Darp raporu ve 6284 kararlarının delil değeri
Fiziksel şiddet iddiasında adli tıp veya devlet hastanesi raporu belirleyicidir. Kolluğa yapılan başvuru tutanakları ve 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş tedbir kararları da dosyaya sunulur. Tedbir kararının varlığı şiddetin ispatı anlamına gelmez, ancak beyanı destekleyen güçlü bir yan delil oluşturur.
Banka ve harcama kayıtlarıyla ekonomik şiddetin ispatı
Eşin maaşına el koyması, ev giderlerini karşılamaması, kredi kartı borcunu diğer eşin üzerine yıkması ekonomik şiddettir. Banka hesap dökümü, kredi kayıtları ve fatura ödemeleri mahkemeden müzekkere ile istenebilir. Bu kalemler hem kusur tespitinde hem de tazminat miktarının belirlenmesinde kullanılır.
Eşimin Davaya Karşı Koyma Yolları
Karşı taraf davayı reddettirmek için birkaç yola başvurur. Kusurun karşı tarafta olduğunu ileri sürmek, af iddiası, karşı dava açmak ve usul sürelerini uzatmak en sık görülenlerdir. Her birinin hukuki bir cevabı vardır.
Davanın reddi savunması ve karşı dava açılması
Davalı eş, cevap dilekçesiyle davanın reddini isteyebilir ve aynı dilekçede kendisi de boşanma talebiyle karşı dava açabilir. Karşı dava, cevap süresi içinde açılmalıdır. İki dava birleştirilerek görülür ve mahkeme her iki tarafın kusurunu birlikte değerlendirir. Karşı dava açılması davacı için çoğu zaman avantajlıdır, çünkü davalı da artık evliliği bitirmek istediğini beyan etmiş olur.
Af iddiası ve barışma savunması
Kusurlu davranışı öğrendikten sonra evliliğe devam eden eşin affettiği kabul edilir. Affedilen olaya dayanılarak boşanma istenemez. Karşı taraf bu savunmayı yaparsa, olay sonrası ortak hayatın gerçekten sürdürülmediği ispat edilmelidir. Ayrı yatak odalarında kalmak, farklı adreslerde oturmak bu noktada önem taşır.
Davacının daha ağır kusurlu olduğu itirazı (TMK m.166/2)
Davalı, davacının daha ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek davaya itiraz edebilir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilikte korunmaya değer bir yarar kalmamışsa mahkeme yine boşanmaya karar verir. Uygulamada mahkemeler, uzun süredir fiilen ayrı yaşayan çiftlerde bu itirazı kabul etmemektedir.
Tebligattan kaçınma ve adres değiştirme
Tebligatı almamak davayı durdurmaz. Adres kayıt sisteminde görünen yerleşim yerine yapılan tebligat, kişi orada bulunmasa bile geçerli sayılır. Adres bilgileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kayıtları üzerinden mahkemece sorgulanır. Tüm araştırmalara rağmen adres bulunamazsa ilanen tebligat yapılır.
Duruşmalara katılmamanın hukuki sonuçları
Davalının duruşmaya gelmemesi, davacının iddialarını kabul ettiği anlamına gelmez. Mahkeme yine delil toplar ve resen araştırma ilkesini uygular. Ancak gelmeyen taraf tanık dinletemez, karşı tanıklara soru soramaz ve delil sunma hakkını fiilen kullanamaz. Bu durum davacının lehinedir.
Boşanma Davası Reddedilirse Ne Olur?
Ret kararı evliliğin sürdüğü anlamına gelir, ancak yolun kapandığı anlamına gelmez. Kararın kesinleşmesinden itibaren üç yıl boyunca ortak hayat yeniden kurulmamışsa TMK m.166/4 uyarınca yeni bir dava açılır ve bu davada boşanma kararı verilir.
Ret kararının kesinleşmesi ve sonuçları
Ret kararı verildiğinde evlilik devam eder, tedbir nafakası ve diğer geçici tedbirler kural olarak kalkar. Karara karşı iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz aşamaları tamamlandığında karar kesinleşir ve üç yıllık süre bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
3 yıl fiili ayrılık sonrası yeni dava açma (TMK m.166/4)
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan dava reddedilmiş ve ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmişse, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Eşlerden birinin talebi üzerine mahkeme boşanmaya karar verir. Bu davada kusur tartışması yapılmaz.
Fiili ayrılık davasında aranan koşullar
Üç şart aranır. Önceki davanın reddedilmiş olması, ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmesi ve bu süre içinde ortak hayatın yeniden kurulmaması. Kısa süreli barışma denemeleri sürenin kesilmesine yol açabilir. Mahkeme bu noktada tanık dinler ve nüfus ile adres kayıtlarını inceler.
Ret kararından sonra yeni vakıalara dayalı dava açmak
Üç yılı beklemek zorunlu değildir. Ret kararından sonra gerçekleşen yeni kusurlu davranışlara dayanarak hemen yeni bir dava açılabilir. Yeni dava, önceki dosyada tartışılmamış olaylara dayanmalıdır. Aynı vakıalarla ikinci kez dava açılması kesin hüküm engeline takılır.
Reddin nafaka ve tedbirlere etkisi
Dava reddedildiğinde boşanmaya bağlı yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri de reddedilmiş olur. Evlilik sürdüğü için eş, TMK m.197 uyarınca ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat ederek bağımsız bir tedbir nafakası davası açabilir. Çocuk için nafaka talebi de bu yolla sürdürülür.
Terk Nedeniyle Boşanmada İhtar Süreci Nasıl İşler
Terk sebebine dayanan davanın ön koşulu ihtardır. Eşin ortak konutu terk etmesinden itibaren en az dört ay geçtikten sonra ihtar çekilir, ihtarda iki aylık dönüş süresi verilir ve bu süre sonuçsuz kalırsa dava açılır.
Terk sebebinin unsurları ve 6 aylık ayrı yaşama
Eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmiş olmalıdır. Ayrılık en az altı ay sürmeli ve bu durum devam ediyor olmalıdır. Diğer eşin haksız davranışı yüzünden evi terk eden kişi terk etmiş sayılmaz. Kadını evden kovan eş de terk eden konumundadır.
Hakim veya noter aracılığıyla ihtar çekilmesi
İhtar, aile mahkemesi hakimi aracılığıyla veya noter kanalıyla gönderilir. İhtarda dönüş için iki aylık süre verildiği açıkça yazılmalı, ortak konutun adresi belirtilmeli ve yol giderinin karşılandığı bildirilmelidir. Terkten itibaren dört ay geçmeden çekilen ihtar geçersizdir.
İhtardan sonra beklenen 2 aylık süre
İhtarın tebliğinden itibaren iki aylık süre işler. Bu süre içinde eş ortak konuta dönmezse dava açma hakkı doğar. Dönüş samimi olmalıdır. Birkaç gün kalıp yeniden ayrılmak dönüş sayılmaz ve mahkeme bu davranışı göstermelik kabul eder.
İhtarın samimi ve ciddi olması şartı
İhtarı çeken eş, davet ettiği konutu gerçekten hazır tutmuş olmalıdır. Kilidi değiştirilmiş, başkasına kiraya verilmiş veya içinde üçüncü kişilerin yaşadığı bir eve yapılan davet samimi sayılmaz. İhtardan sonra karşı tarafa hakaret eden veya dönüşü fiilen engelleyen eş de bu şartı ihlal etmiş olur.
Terk ihtarında sık yapılan usul hataları
En sık karşılaşılan hata, dört aylık bekleme süresi dolmadan ihtar gönderilmesidir. İkinci sırada, ihtarda yol giderinin karşılandığının belirtilmemesi gelir. Adresin eksik yazılması ve iki aylık sürenin açıkça gösterilmemesi de davanın reddine yol açar. Usul hatası varsa yeni bir ihtarla süreç baştan başlatılır.

Süreç Uzarken Haklarınızı Korumak
Dava sürerken hakim, tarafların barınması ve geçimi için gerekli geçici tedbirleri resen alır. Nafaka, konut tahsisi, çocukla kişisel ilişki ve malvarlığı tedbirleri talep edilebilir. Bu tedbirler dava açılır açılmaz istenmelidir.
Tedbir nafakası talebi (TMK m.169)
Dava açıldığı andan itibaren, kararın kesinleşmesine kadar geçen süre için tedbir nafakası bağlanır. Kusur durumu bu aşamada aranmaz, ihtiyaç ve ödeme gücü esas alınır. Nafaka dava tarihinden itibaren işler. Koşullar değişirse nafakanın artırılması davası açılarak tutar yeniden belirlenir.
Aile konutu şerhi ile konutun korunması (TMK m.194)
Aile konutu olarak kullanılan taşınmaz eşlerden birinin üzerine kayıtlıysa, diğer eş tapuya aile konutu şerhi koydurabilir. Şerh varken malik eş konutu diğerinin açık rızası olmadan satamaz ve üzerinde ipotek kuramaz. Başvuru tapu müdürlüğüne veya aile mahkemesine yapılır.
Malvarlığına ihtiyati tedbir konulması
Mal kaçırma riski varsa taşınmazlar, araçlar ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulması istenir. Talep somut olgulara dayandırılmalıdır. Son dönemde yapılan devirler, hesaptan çekilen yüksek tutarlar ve şirket hisselerinin akrabalara aktarılması bu talebi güçlendirir. Boşanmadan önce yapılan karşılıksız kazandırmalar tasfiyede hesaba katılır.
Şiddet veya tehdit halinde 6284 sayılı Kanun başvurusu
Fiziksel şiddet, tehdit veya ısrarlı takip varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı istenebilir. Başvuru kolluğa, mülki amire veya aile mahkemesine yapılır. Delil sunma zorunluluğu yoktur, beyan esas alınır. Karar aynı gün verilebilir ve derhal uygulanır.
Ayrı yaşamanın haklı sayıldığı haller
Şiddet, hakaret, sadakatsizlik veya ortak konutta yaşamayı çekilmez kılan başka bir durum varsa ayrı yaşamak haklı sayılır. Haklı sebeple ayrı yaşayan eş terk etmiş kabul edilmez ve tedbir nafakası talep edebilir. Ayrılık sebebini belgeleyen kolluk kayıtları ve sağlık raporları saklanmalıdır.
Anlaşma Zemini Aramak İçin Alternatif Yollar
Çekişmeli dava sürerken tarafların uzlaşması her aşamada mümkündür. Hüküm verilene kadar dosya anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir. Uzlaşma, hem süreyi hem de yargılama giderlerini ciddi biçimde azaltır.
Avukatlar arası uzlaşma görüşmeleri
Taraflar doğrudan konuşamadığında vekiller aracılığıyla yürütülen görüşmeler sonuç verebilir. Nafaka tutarı, velayet ve kişisel ilişki takvimi, mal rejiminin tasfiyesi başlıkları ayrı ayrı ele alınır. Görüşmelerde varılan mutabakat yazılı hale getirilmeden bağlayıcı olmaz.
Aile arabuluculuğu ve gönüllü arabuluculuk imkanı
Boşanma davası zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. Taraflar isterse gönüllü arabuluculuğa başvurabilir. Boşanmanın kendisi arabuluculuğa elverişli sayılmaz, ancak mal paylaşımı ve alacak kalemleri bu yolla çözülebilir. Anlaşma tutanağı icra edilebilirlik şerhiyle ilam niteliği kazanır.
Protokol taslağı üzerinden müzakere
Somut bir metin üzerinde konuşmak, sözlü pazarlıktan daha hızlı sonuç verir. Taslakta nafaka tutarları, velayet, kişisel ilişki günleri, tazminat ve mal paylaşımı açıkça yazılır. Karşı taraf maddeler üzerinde değişiklik önerir ve metin karşılıklı olarak şekillenir. Avukata soru sorma imkanıyla taslağın hukuki riskleri önceden görülebilir.
Çekişmeli davanın seyri sırasında anlaşmalıya dönüş
Evlilik bir yılı doldurmuşsa, taraflar duruşmada birlikte hazır bulunup protokolü sunarak dosyayı anlaşmalıya çevirebilir. Hakim tarafları bizzat dinler ve iradelerinin serbest olduğuna kanaat getirirse protokolü onaylar. Bu dönüş çoğu zaman tanık aşamasından sonra, kusur tablosu netleştiğinde gerçekleşir.
Süreci Yönetirken Kaçınılması Gereken Davranışlar
Boşanma dosyalarında kaybettiren şey çoğu zaman karşı tarafın delili değil, kişinin kendi davranışıdır. Dava sürerken atılan mesajlar, sosyal medya paylaşımları ve ani kararlar kusur tablosunu tersine çevirebilir.
Ortak konuttan haklı sebep olmaksızın ayrılmak
Haklı bir sebep göstermeden evi terk etmek, terk kusuru olarak değerlendirilir ve tazminat hakkını zayıflatır. Ayrılmak zorunluysa sebebi belgelenmelidir. Kolluğa başvuru yapılması, sağlık raporu alınması veya olayın tanıklarının bulunması sonradan ispat açısından belirleyici olur.
Karşı tarafı tahrik eden yazışma ve paylaşımlar
Öfkeyle yazılan tek bir mesaj, aylarca toplanan delilin etkisini azaltabilir. Hakaret içeren yazışmalar karşı tarafça dosyaya sunulur ve kusur karşılaştırmasında aleyhe kullanılır. Sosyal medyada eşi küçük düşüren paylaşımlar da manevi tazminat talebine gerekçe oluşturur.
Çocuğu ebeveyne karşı araç olarak kullanmak
Çocuğu diğer ebeveyne karşı kışkırtmak, telefon görüşmelerini engellemek, kişisel ilişki günlerinde teslim etmemek velayet değerlendirmesinde ağır biçimde aleyhe sonuç doğurur. Mahkeme uzman raporu aldırır ve çocuğun yabancılaştırılıp yabancılaştırılmadığını inceler. Bu davranış velayetin diğer tarafa verilmesine yol açabilir.
Malvarlığını devrederek kaçırma girişimleri
Dava öncesinde veya sürerken malvarlığını akrabalara devretmek geçici bir çözümdür. Karşılıksız kazandırmalar mal rejiminin tasfiyesinde hesaba katılır ve devir muvazaalı ise iptali istenebilir. Boşanmada mal kaçırma girişimi ortaya çıktığında kusur değerlendirmesi de olumsuz etkilenir.
Duruşma ve dilekçe sürelerini kaçırmak
Cevap dilekçesi için iki hafta, delil listesi için mahkemenin verdiği kesin süre, istinaf için iki hafta. Bu sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar ve telafisi çoğu zaman mümkün olmaz. Dosyanın seyri e-Devlet üzerinden dava dosyası sorgulama ekranından takip edilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Aile mahkemesi dosyalarında en çok tekrarlanan sorular süre, tebligat ve ret kararının sonuçları etrafında toplanır. Aşağıdaki cevaplar genel uygulamayı yansıtır, somut dosyanın özellikleri sonucu değiştirebilir.
Eşim boşanmak istemiyorsa dava kaç yıl sürer?
Çekişmeli boşanma davaları ilk derece mahkemesinde ortalama bir buçuk ile iki yıl sürer. İstinaf aşaması eklendiğinde toplam süre üç yılı bulabilir. Tanık sayısı, sosyal inceleme raporu ve bilirkişi incelemesi süreyi uzatan başlıca kalemlerdir. Karşı tarafın her ara karara itiraz etmesi de takvimi genişletir.
Duruşmaya hiç gelmezse mahkeme boşanmaya karar verir mi?
Davalının gelmemesi tek başına boşanma kararı doğurmaz. Mahkeme yine de delilleri toplar ve boşanma sebebinin gerçekleştiğine kanaat getirmelidir. Gelmeyen taraf tanık dinletemediği için ispat açısından zayıf düşer. Uygulamada bu dosyalar davacı lehine sonuçlanmaktadır.
Ayrı yaşamak tek başına boşanma sebebi sayılır mı?
Hayır. Ayrı yaşamak başlı başına bir boşanma sebebi değildir. Ancak reddedilmiş bir boşanma davası varsa ve ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl ortak hayat kurulmamışsa TMK m.166/4 uygulanır. Bu durumda mahkeme kusur aramadan boşanmaya karar verir.
Eşim tebligatı almıyorsa dava ilerlemez mi?
Dava ilerler. Adres kayıt sistemindeki yerleşim yerine yapılan tebligat, kişi orada bulunmasa dahi Tebligat Kanunu m.21 uyarınca geçerli sayılır. Adres tespit edilemezse mahkeme ilanen tebligat kararı verir. Tebligattan kaçınmak yargılamayı yalnızca birkaç ay geciktirir.
Boşanma davası reddedilirse tekrar ne zaman dava açabilirim?
Ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçtikten sonra TMK m.166/4 uyarınca yeni dava açılır ve bu davada boşanma kararı verilir. Üç yılı beklemek istemiyorsanız, ret kararından sonra ortaya çıkan yeni kusurlu davranışlara dayanarak hemen dava açabilirsiniz.
Eşim beni tehdit ediyor, dava sürerken korunma tedbiri alabilir miyim?
Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamında kolluğa, kaymakamlığa veya aile mahkemesine başvurarak uzaklaştırma kararı alabilirsiniz. Başvuruda delil sunma zorunluluğu bulunmaz ve karar gecikmeksizin verilir. Boşanma davasının varlığı bu başvuruyu engellemez, iki süreç birbirinden bağımsız yürür.
Durumunuza Özel Uzaktan Hukuki Değerlendirme
Boşanma dosyaları birbirine benzemez. Aynı olay bir dosyada güçlü bir kusur delili sayılırken, başka bir dosyada tarih ve tanık eksikliği yüzünden değerlendirme dışı kalabilir. Ön inceleme bu farkı erken görmeyi sağlar.
Olayınızın hangi boşanma sebebine girdiğinin incelenmesi
Anlattığınız olaylar tarih sırasına konur ve her biri hangi kanun maddesine girdiği bakımından ayrıştırılır. Zina ve hayata kast gibi özel sebeplerde hak düşürücü sürelerin dolup dolmadığı kontrol edilir. Süre dolmuşsa aynı olayların genel sebep içinde nasıl kullanılacağı belirlenir.
Delil listenizin ön değerlendirmesi
Elinizdeki mesajlar, raporlar, tanık isimleri ve banka kayıtları hukuka uygunluk yönünden gözden geçirilir. Hangi belgenin mahkemeden müzekkere ile isteneceği, hangi tanığın hangi olay için dinletileceği önceden planlanır. Eksik delil, dava açıldıktan sonra tamamlanması güç bir sorundur.
Online görüşme randevusu oluşturma
Görüşme talebi internet üzerinden iletilir ve size uygun bir saat belirlenir. Görüşmeden önce elinizdeki belgeleri dijital olarak paylaşmanız değerlendirmeyi hızlandırır. Ofise gelmeden vekaletname verilmesi de mümkündür, noter işlemi bulunduğunuz ildeki herhangi bir noterlikte tamamlanır.
İletişim kanallarımız ve gizlilik ilkemiz
Paylaştığınız bilgiler Avukatlık Kanunu m.36 kapsamındaki sır saklama yükümlülüğü altındadır. Görüşme kayıtları üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Randevu ve iletişim bilgilerine internet sitesi üzerinden ulaşabilir, sorularınızı yazılı olarak da iletebilirsiniz. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişir.
